Otokinetik etki deneyi

bullvar_katip

Administrator
Otokinetik etki deneyi, algısal bir etki olan otokinetik etkiden faydalanarak grup içi sosyal normların oluşumunun incelemek üzere Muzaffer Şerif Başoğlu tarafından 1935 yılında gerçekleştirilmiş bir araştırmadır. Otokinetik Etki, karanlık veya uyaranlardan yoksun bir arka planda sabit bir ışığın hareket ediyor gibi algılandığı bir görsel algı yanılsamasıdır. Bu nedenle, herhangi bir algı dayanağı olmayan belirsiz durumlarda grup normu oluşumunu araştırmak için otokinetik etkinin kullanılması uygun görülmüştür. Deney, aynı zamanda belirsizlik durumunda bireyin tek başına ve grup içinde belirlediği normların karşılaştırılması da amaçlanmıştır. Prosedür Deney, Columbia Üniversitesi Psikoloji laboratuvarında tamamen karanlık odalarda gerçekleştirilmiştir. Deneyin yürütüldüğü bina içindeki deney odasının koordinatını bilmeyen katılımcılar, ışık ve ses geçirmeyen deney odasında arkalıksız bir iskemleye oturtulmuştur. Odanın sonundaki Işık uyaranı kapıdan 85cm uzağa ve katılımcının oturduğu iskemleden 5 metre uzaklığa yerleştirilmiştir. Deneğin çalışma başlamadan önce herhangi bir ipucu edinme olasılığı göz önünde bulundurulduğundan, oda karartıldığında kaldırılmak üzere, düzeneğin önüne 4 bölmeli taşınabilir bir ekran konulmuştur. Deneyde 7–5cm x 25cm uzunluğundaki metal kutuda yer alan 1mm boyutundaki delikten sızan ışık uyaran olarak kullanılmıştır. Oda karartılmadan önce deneklere “Oda tamamen karanlık olunca size HAZIROL işareti vereceğim (Kalem vurma sesi) ve siz ışık noktasını göstereceksiniz. Kısa bir süre sonra ışık oynamaya başlayacak. Işığı görür görmez düğmeye basınız. Birkaç saniye sonra ışık kaybolacaktır. Işığın kat ettiği mesafeyi bana bildiriniz. Tahminlerinizi mümkün olduğu kadar doğru yapmaya çalışınız” yazılı bir not verilmiştir. Deneklere hareket edeceği bildirilen ışık, tüm deney boyunca sabit tutulmuştur. Deneklerin hareket mesafesi için bildirdikleri inç türünden değerler araştırmacı tarafından not edilmiştir. Katılımcının 30 saniye içinde cevap vermediği durumlarda ışık kapatılmış ve mesafe sıfır olarak not edilmiştir. Aynı uyaran arka arkaya 100 kere sunulmuş ve katılımcılardan toplamda 100 adet mesafe yargısı alınmıştır. Metod Katılımcılar 19-30 arası erkek katılımcılar, Columbia ve New York Üniversitesi ile Öğretmen Koleji (Teachers College) mezun ve öğrencilerinden oluşmuştur. Katılımcıların otokinetik etki hakkında bilgi sahibi olmadıklarından emin olunmuştur. Bireysel deneyler 19 kişi, grup deneyleri ise 40 kişi ile gerçekleştirilmiştir. Deneyde iki koşul bulunmaktadır: Deneğin tek başına olduğu bireysel deney koşulu ve Deneğin grup içinde olduğu grup deneyi koşulu. Bu koşullar farklı iki şekilde değişimlenmiştir. Deneklerin bir kısmı önce tek başına daha sonra grup içerisinde test edilmiştir. Bu durum bireyin kendi normunu belirledikten sonra grubun bu norm üzerindeki etkisini belirlemek amacıyla oluşturulmuştur. Diğer denekler ise önce tanımadıkları bir grup ile daha sonra bireysel olarak deneye alınmıştır. Bu durumun amacı ise, grupla oluşturulan normun kişi tek başına iken sürekliliğini incelemektir. Bireysel Deneyler Bireysel deney koşulunda kişiler odaya tek tek alınmıştır. Kişilerin, fiziksel referans noktalarının olmadığı durumlarda yineleyen uyaranın göreli durumlarını referans alarak bir ölçüt oluşturabildikleri görülmüştür. Bireysel deneylerin diğer günlerde yapılan 2. ve 3. denemelerde kişiler, ilk deneyde oluşturdukları dayanak noktasını korumuştur. Ayrıca deney sonunda deneklerden alınan öz bildirimler de deneklerin bir referans noktası yokluğunda ışığın mesafesini belirlemede oldukça zorlandıklarını ve deney içindeki diğer yargılarını da belirledikleri ilk ölçütlere göre oluşturduklarını ortaya koymuştur. Grup deneyleri Grup deneylerinde her biri 2’şer ve 3’er kişiden oluşan 8 grup bulunmaktadır. Her iki grup kategorisinden de 4’er grup önce bireysel, daha sonra grup deneyine katılmıştır. Diğer 4 grup ise, önce grup deneyine daha sonra bireysel deney koşuluna katılmıştır. Deneyde katılımcılardan hareket mesafesi hakkındaki yargılarını sesli olarak söyledikten sonra deneycinin sesin kime ait olduğunu anlamasını sağlayacak şekilde önceden belirlenmiş renkteki tuşlara basması istenmiştir. Bireysel olarak varılan mesafe yargısı ile gruptaki bireylerin yargıları birbirine yaklaşmaya başlamıştır. Ancak önce bireysel deneye alınan katılımcılar, grup deneyinden önce kendi mesafe yargılarını oluşturmadıkları için grup normu ile çok fazla yakınlık göstermemiştir. Aynı zamanda önce grupla deneye alınan bireylerin, sonrasında katıldıkları bireysel deneydeki mesafe yargılarında grup normunu sürdürme eğiliminde olduğu görülmüştür. Tartışma Deneyin, sadece laboratuvar koşullarında norm oluşumunu gösterdiğini vurgulayan Şerif (1935), toplumsal olarak oluşturulmuş olan kalıp-yargı, gelenek, moda, değer ve ritüellerin o toplum içinde oluşturulduğu ve birey tarafından özümsenmesi ile de bireyin toplumsal olan veya olmayan çeşitli durumlarda tepkilerinin yönünü belirlemede önemli etkenler olabileceğini dile getirmiştir. Deneyin günlük hayatın açlık, cinsellik gibi durumlarını içermediğini, bahsedilen kalıp yargı gelenek gibi durumların da bir algı dayanağı özelliği taşıdıklarını vurgulayarak çalışma sonuçlarının bu gibi durumları içermemesine ve dayanak noktasına sahip olmamasına rağmen günlük yaşamdaki norm oluşumuna benzer özellikler ortaya koyduğunu belirtmiştir. Kişiler belirgin olmayan durumlarda kendi yargıları ile diğerlerinin yargılarını karşılaştırarak ortak bir yargıda buluşmaya çalışmaktadır. Burada grup tarafından kabul görme, sevilme gibi motivasyonlar dışında belirsiz bir olayı doğru tahmin etme güdüsü yatmaktadır. Kaynakça Kategori:Grup Normu Kategori:Sosyal psikoloji
 
Geri
Üst