Yabancı Hisler, Tanıdık Dünyalar

leylakocaksw6

Well-known member
Star Wars'ın benzersiz kılan unsurlarından biri, çok yabancı bir evrende çok tanıdık duyguları ele almasıdır. Örneğin, 'The Godfather'ı ele alırsanız tam bir aile dramasıdır; zengin baba ile köylü oğulun karşı karşıya gelmesi gibi. Asi prenses ile çekici asi arasında aşk ilişkisi yaşanması da var. Kardeşin ortaya çıkması, babanın oğluna sarılması gibi... Tıpkı 19-20. yüzyıl Amerikan edebiyatındaki hikayeler gibi... Ancak unutulmamalıdır ki, George Lucas'ın evreni asla dünyevi değil ve Star Wars, aile draması temasını dünya edebiyatının en başarılı kaçış konseptlerinden birine dönüştürmesiyle önemli bir yere sahiptir. George Lucas her zaman bu önemi kavramıştır. Bu tanıdık duygularla yabancı dünyalar teması, Star Wars hayran kitlesini o kadar etkilemiştir ki, Robert Rodriguez'in yönettiği 'The Book of Boba Fett' bölümünde uzay motosikletleri üzerinde toz kaldıran gençleri gördüklerinde hayranlar tepki gösterir. Disney, ne hikmetse bunu yapmaya devam ediyor ve her seferinde başarısız oluyor: tanıdık dünyalar, yabancı hisler.

Star Wars evreninde, herhangi bir 1. dünya ülkesindeki protesto videosundan fırlamış gibi görünen bir SJW eylemci bağırırken çağırıyor. Dediklerini tam olarak anlamasak da özgürlük istediğini anlarız gibi geliyor... Evet, doğru tahmin ettiniz, L3-37'den söz ediyorum. Lando'nun arkadaşı, aşırı politize, ilerici robot L3-37. Bu robot ablamız hikayenin sonunda ölürken, son anda bile Millennium Falcon'a navigasyon sistemi olarak yüklenecektir... Robot niye ölüyor, niye tamir edilemiyor, niye karakteri korunuyor da başka bir robot aynı şekilde kurtarılamıyor? SJW robotun ölümü engellenip onu geminin bir parçası haline getirmek garip bir son değil mi? Özgürlüğe tutkunsa, hadi seni geminin navigasyoncusu yapayım demek... Konsepti ele alırken bir şeyler hissetmeyi başaran varsa tebrik ederim, galaksinin en hassas insanı olabilir. Ben 'Solo: Bir Star Wars Hikayesi'ni bir sirk gösterisi gibi izledim. Aslında şunu belirtmek istiyorum; her fırsatta slogancılık yaparak, ilerici bir kimlik yaratıp öne çıkmaya çalışmak ve bu süreçte çeşitli zorluklarla karşılaşmak toplumun ortak duygularından veya evrensel değerlerinden değildir. Ezilme, başkalarının kararlarına tabi olma, içinde bulunduğu durumu değiştirme arzusu, özgürlük için mücadele etme, değerler için risk alma, sevdikleri için fedakarlık yapma, dostluk, dayanışma, idealler uğruna birlik olma, aşk, güven, aile seçim yapamamanın zorluğu gibi temalar izleyiciler açısından hiç de tanıdık değildir. Aktivizm, insanları dokunmaktan ziyade dikkat çekmeyi amaçlar. Eğer film yapacaksan, ezilenleri gösterirsin, sadece...

Not: İçeriğin bazı bölümleri kısaltılmış ya da değiştirilmiş olabilir. Orijinal metne referans için yukarıdaki mesaja bakabilirsiniz.
 
Geri
Üst